| |

Gür Kent Hotel
40 yıllık otelimizin değişmeyen en büyük özelliği de, Geleneksel konukseverliği ve lezzeti bilinen Türk Mutfağıdır.
Ankara Çankaya Sıhhıye
(+90 312) 435 50 50

Ankara Plaza Hotel
Konumu ile tüm iş merkezlerine, Bakanlıklara ve Büyükelçiliklere yakın olan otelimiz siz değerli konuklarımızı ağırlamaktan mutluluk duyacaktır.
Ankara Kavaklıdere
(+90 312) 419 04 01

İlci Residence
Sizlere, Ankara’nın politika ve telaştan bunalmış yüzünü gülümsetecek yeni bir seçenek sunuyoruz
Ankara Maltepe Tandoğan
(+90 312) 230 86 86

Asal Hotel
Özel garajıyla konforlu konaklamanın adresi
Ankara Ulus Merkez
(+90 312) 311 55 25

Midas Hotel
Hizmetiyle yüzünüzü gülümsetecek ve merkezi konumuyla öncelikli tercihiniz olacak
Ankara Kavaklıdere
(+90 312) 424 01 10

Ankara HiltonSa
Şehir merkezinde, 24'ü suite, 8'i küçük mutfaklı Apart, toplam 315 oda
Ankara
(+90 312) 455 00 00

Etap Altınel Otel
Rahat ve nezih ortam , isteklerinizi özel servis anlayışı
Ankara Tandoğan
(+90 312) 231 7760

Aktif Metropolitan Otel
Gördüklerinizin de ötesinde konforu yaşayın
Ankara Balgat
(+90 312) 295 45 45

Otel Mola
Sağlık klübü ile size evinizin konforunu yaşatacak sıcak bir mekan MOLA
Ankara Kızılay
(+90 312) 424 18 18

Bilkent Otel & Conference Center
Güleryüz seviyeli ilgi ile eksiksiz imkanlar sunuyoruz
Ankara Kızılcahamam
(+90 312) 266 46 86
|
Ankara Turizm :
Ankara Tarihi Eserler ve Turistik Yerler
Ankara ili tarihi eserleri ve tabii güzellikleri bakımından oldukça zengindir.
Çok eski devirlerden zamanımıza kadar gelen çeşitli devirlere ait tarihi
zenginliklerin başlıcaları şunlardır : --- ---
--- ---
Ankara Kalesi: Frigya Kralı Midas tarafından M.Ö. sekizinci asırda yaptırılan
kalenin; Galatlar, Romalılar, Bizanslılar ve İslam orduları tarafından
genişletildiği, Selçuklular tarafından tamir edildiği biliniyor. Kalede
Hititlere ait eserlerin bulunuşu, Hititler zamanında yapıldığına işarettir.
Eshab-ı kirama ait çok sayıda kabirlerin bulunduğu, fakat zamanla izlerinin
kaybolduğu tahmin edilmektedir. Ankara kalesinin iki burcu vardır. Kuzeyde’ki
burç kısmen tamir görmüştür. Burada Türk bayrağı dalgalanır. Güneydeki burç ise
tamire muhtaçtır. Kaleden Ankara şehrinin yüzde doksanını seyretmek mümkündür.
654 senesinde İslam ordusu Ankara Kalesini fethetmiş, Harun Reşid zamanında ise
Ankara ilinin tamamı Bizanslılardan alınmıştır. Ancak 1101’de tekrar Bizansın
eline düşmüş, 1073’de ise Selçuklular kaleyi ve şehri yeniden almışlardır.
Ankara Kalesi başlı başına bir tarihtir. Kale iç ve dış olarak iki kısımdır. Dış
kale eski Ankara’yı yürek biçiminde kuşatır. İç kale dört katlıdır. Ankara taşı
ve spoliyen taşından yapılmıştır. Dış kapı ve Hisar kapısı olarak iki kapısı ve
42 kulesi vardır. Kalede 17. asırda 86 top, 170 çeşme ve 3 bin kuyu vardı. Deniz
seviyesinden yüksekliği 978 metredir.
Eskiden Ankara kalesinden inen surlar ovaya kadar yayıldığından, eski Ankara,
surlar içinde kalırdı. Bugün bu surlardan hiç eser kalmamıştır. Eski Ankara’da
dar sokaklar, dik ve kıvrıntılı yollar, kerpiç ve ahşap evler çoğunluktadır. Son
senelerdeki hızlı şehirleşme sebebiyle, eski Ankara’ya ait evler, mezarlıklar,
çeşmeler, hatta cami ve medreseler kaybolup gitmiştir. Eski Ankara; Hacıbayram,
Çankırı Kapı, Ulus ve İtfaiye Meydanı, Erzurum Caddesi ve Kayabaşı Mahallesi ile
sınırlıydı.
Elmadağ menbaları muntazam kanallarla eski Ankara’ya ve hatta şehrin kale
kısmına kadar çıkartılmıştır. Kayaş vadisi ve Üregel köyü civarındaki Hanım
Pınar’ı, Cebeci ve alt kısmının su ihtiyacını karşılamıştır. Şehirde valilik
yapan Abidin Paşa ise Atpazarına su çıkartmıştır. Eskiden bugünkü Ulus
Meydanında büyük bir mezarlık bulunuyordu. Eski Ankara’dan birkaç cami ve eser
hariç, hemen hemen hiçbir şey kalmamıştır.
Evliya Çelebi’nin kaleminden Ankara şöyle anlatılır: “6600 kadar mamur hanesi
vardır. 200 aded sebili, 200 dükkanı bulunur. Süslü bir bedesteni, dört tane
zincirli kapısı vardır. Çarşılarının ekserisi yüksek yerlerde kurulmuştur. Uzun
çarşı, Atpazarı, Kalealtıpazarı çok kalabalık olan pazarlardandır. Ana
caddeleri, mahalle arası sokaklarına temiz, beyaz taştan yapma kaldırım
döşelidir. Ayan ve eşrafı bilgin, şairleri çok fazladır. Bini aşkın iyi
yetiştirilmiş ve Kur’an-ı kerimi ezberinde tutabilen çocukları bulunmaktadır.
Kadınları rengarenk yumuşak ferace giyip, gayet edepli gezerler. Tiftik
keçisinin pastırması lezzetli ve nefis kokuludur. Çünkü keçileri, dağlarında
pırnar yaprağı yerler. Tiftik keçisi beyaz, süt gibi olup, onun gibi beyaz bir
mahluk dünyada yoktur.”
Gavur Kalesi: Haymana yakınında olup, Hitit devrinden kalmadır. M.Ö. 1450’de
yapılmıştır, üzerinde Hitit kıyafetlerini belirten kabartmalar yer almaktadır.
Kalecik Kalesi: Kalecik ilçesindedir. Romalılar devrinden kalmadır. Sarp bir
tepe üzerindedir.
Camiler: Selçuklu ve Osmanlı devirlerinden kalma çok sayıda cami vardır. Meşhur
camilerden bazıları şunlardır:
Hacı Bayram Camii ve Türbesi: 1427’de büyük alim Hacı Bayram-ı Veli tarafından
Hemedanlı Ebu Bekr Mehmed’e yaptırılmış ve 16. asırda Mimar Sinan tarafından
tamir edilmiş, zarif bir de minare eklenmiştir. Caminin yanında bulunan Hacı
Bayram-ı Veli ve yakınlarının bulunduğu türbe, 1947’de yapılmıştır. Caminin
mihrabı açık mavi ve siyah çinilerle süslüdür. Ceviz oymalı minberi beş köşeli
yıldız motifleriyle işlidir. Ahi Şerafetullah türbesi ise caminin karşısında
bulunmaktadır.
Ahi Elvan Camii: Samanpazarı semtindedir. 1382’de Ahi Elvan Mehmed Bey
tarafından yaptırılmıştır. Sultan Çelebi Mehmed 1413’te camiyi tamir
ettirmiştir. Ceviz oyma minberi, Türk oymacılığının şaheseridir.
Alaaddin Camii: Ankara Kalesi içinde 1198’de Selçuklu Sultanı İkinci
Kılıçarslan’ın oğlu ve Ankara valisi olan Muhiddin Mes’ud Şah tarafından
yaptırılmıştır. Önünde tarihi bir çeşme vardır. 1361’de Lülü Paşa, 1434’te de
Şerife Sünbül Hanım tarafından tamir ettirilmiştir. Ankara'nın en eski
camisidir. Ceviz ağacından yapılmış olan minberi, Türk oyma sanatının nadide
eserlerindendir.
Aslanhane (Ahi Şerafeddin) Camii: Atpazarı semtindedir. 1290’da Ahi reislerinden
Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Dış duvarlarında bulunan arslan figürleri
yüzünden bu isim verilmiştir.
Cenabi Ahmed Paşa Camii (Yeni Cami): Öncebeci semtinde olup, 1566’da Anadolu
Beylerbeyi Cenabi Ahmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yeni Cami ve Ahmediye
Camii adlarıyla da tanınır. 1802, 1887 ve 1940’da tamir görmüştür. Beyaz
mermerden yapılmış minber ve mihrabı çok güzeldir. Caminin sol tarafında bulunan
türbelerde Azimi ve Cenabi Ahmed Paşa türbeleri yer alır.
Hacı Musa Camii: Demirtaş Mahallesinde olup, 1461’de Hacı Musa tarafından
yaptırılmıştır. 1923’de tamir gören cami, dikdörtgen şeklinde kerpiç duvarlıdır.
İki Şerefeli Cami: Ulucanlar semtindedir. 1674’te Resul Efendi tarafından
yaptırılmıştır. Bu yüzden Resul Efendi Camii diye de bilinir. Minaresi iki
şerefeli olduğu için bu ismi almıştır.
Karacabey Camii: 1440’ta İkinci Muradın komutanlarından Karacabey tarafından
Mimar Ebubekir oğlu Ahmed’e yaptırılmıştır. Caminin yanında bir imaret bulunur.
Bu yüzden İmaret Camii diye de bilinir. Bahçenin sağ tarafında Karacabey'in
türbesi vardır.
Karanlık Mescid: On altıncı yüzyılda Elhac Hasan tarafından yaptırılmıştır.
Sabuni Mescid adıyla da anılır. Küçük mihrabı geometrik desenlerle süslüdür.
Kapısı ile kitabesi, İstanbul Türk-İslam Eserleri Müzesinde bulunmaktadır.
Saraç Sinan Mescidi: Atpazarı’ndadır. Sultan İkinci Gıyaseddin zamanında 1288’de
Elhac Siraceddin tarafından Mimar Yusuf bin Kulhasan’a yaptırılmıştır. Caminin
yanındaki türbede sekiz sanduka vardır.
Zincirli Cami: 1687’de Şeyhülislam Ankaralı Mehmed Emin Ankaravi tarafından
yaptırılmıştır. 1879, 1911 ve 1937 yıllarında üç kez tamir görmüştür. Alt kısmı
kırmızı Ankara taşından yapılmıştır. Üst kısmı tuğla, çatısı da ahşaptır.
Minberi çiçek ve geometrik şekillerle süslenmiştir.
Bünyamin Camii: Alaş’tadır. On altıncı asırda Şeyh Bünyamin Ayaşi için
yapılmıştır. Caminin kuzeydoğusunda Şeyh Bünyamin’in türbesi vardır.
Akşemseddin Camii: Beypazarı’nda, Şeyh Akşemseddin adına yaptırılmıştır. Bir kaç
defa tamir görmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Alt katında dükkanlar vardır.
Kurşunlu Cami: Beypazarı’nda Sadrazam Nasuh Paşa tarafından 17. yüzyılda
yaptırılmıştır. Kubbesi kurşunlu olduğu için bu isimle anılmaktadır.
Maltepe Camii: Cumhuriyet devrinde yapılmış olup, klasik Osmanlı mimari
özelliklerini taşır.
Kocatepe Camii: Yeni yapılan camilerdendir. 1967 senesinde inşasına başlanan
cami, 1986’da ibadete açıldı. 3500 metrekarelik bir alanı kaplayan caminin bir
konferans salonu, kitaplığı, çarşısı ve büyük bir otoparkı vardır. Türkiye’nin
namaz kılma alanı olarak en büyük camisidir.
Türbeleri: Ankara’da bulunan türbeler taş ve tuğladan yapılmış sade türbelerdir.
Başta Hacı Bayram-ı Veli hazretleri olmak üzere, Ahi Şerafeddin, Gülbaba,
Karyağdı Karacabey, Yörükdede, Şeyh Behaeddin, Kesikbaş, Ahmed Taceddin, Şeyh
Sadreddin, Şeyh Mustafa Karababa ve Kadı Çelebi türbesi bulunan büyük zatlardan
bazılarıdır.
Hanlar: Ankara’da çok sayıda han vardır. Kurşunlu (Mahmud Paşa) Kervansarayı,
Yeni Pirinç Hanı, Çengelli Han, Çukur Han, Taşhan, Bakırhan, Suluhan, Tuzhan,
Pembehan, Attarbaşıhan, Nasuhpaşahanı ve Ayazaik bunlardan başlıcalarıdır. Bugün
bu hanların çoğu yıkıntı halindedir.
Hamamlar: Ankara’nın çeşitli yerlerinde tarihi hamamlar vardır. Bunlardan
bazıları şunlardır:
Eski Hamam: Ulus’ta olup, 15. asırda yapılmıştır.
Karacabey Hamamı: 1444’te Varna Muharebesinde şehid olan Karacabey adına
yaptırılmıştır. Çeşitli zamanlarda tamir görmüştür.
Şengül Hamamı: On sekizinci asırda yapılmıştır. İstiklal mahallesindedir. On
dokuzuncu asırda tamir görmüştür. Çifte hamam durumundadır.
Medreseler: Selçuklu devrinde ilim merkezi olan Ankara, Osmanlı devrinde de bu
durumunu muhafaza etmiştir. Özellikle Fatih devrinde Ankara’da ilim en yüksek
noktasına ulaştı. Melike Hatunun yaptırdığı Kara Medrese meşhurdur. Hacı Bayram,
Zincirli, İpekçioğlu, Kağnı Pazar, Mermerzade, Aliağa, Sevdediye, İbadullah,
Doğanbey, Minharoğlu, Seyfeddin, Karabey, Kethüda, Saz Abdullah, Taşköprüzade,
Sarı Hatip, Mustafa Paşa, Sarı Kadın, Ayazade, Seyfiye, Yeğenbey, Yeşil İlahi,
Saraç Sinan ve Sultan Alaaddin Ankara’da bulunan medreselerin önde gelenlerini
teşkil ederler.
Ankara evleri: Eski Ankara evleri mimari, iç düzeni ve süslemeleri ile Türk
mimarisinin en seçkin örnekleridir. Dolap kapakları, tavan ve raflardaki ağaç
oymacılığı Türk oymacılık san’atının şaheserleridir. Fakat bu evler yok denecek
kadar azalmıştır. Eski san’at eserleri bugün yerini beton yığınlarına
bırakmıştır.
Çankaya Atatürk Müzesi: Atatürk’ün oturduğu köşk olup, içinde Atatürk’ün
kullandığı eşya ve mobilyalar muhfaza edilmektedir. Cumhurbaşkanlığı köşkünün
bahçesindedir. Eski bir bağ evidir.
Anıtkabir Müzesi: Atatürk’ün yattığı bu yer, müze haline getirilmiştir.
Atatürk’ün eşyaları, 3113 kitabı ve belgeleri, kendisine hediye edilen kılıç ve
şiltler burada bulunmaktadır. Projesini Ord. Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda
hazırlamıştır. 1944 - 1953 yılları arasında yapılmıştır. Büyük lahdin mermeri
tek parça ve 42 ton ağırlığındadır.
TBMM Müzesi: 23 Nisan 1920-1923’de ilk Büyük Millet Meclisinin bulunduğu binada
bu devre ait eşyalar sergilenmektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi: Cumhuriyetin ilk senelerinde “Hitit Müzesi” olarak
kurulan bu müze daha sonra “Arkeoloji Medeniyetleri Müzesi” oldu. 1967’de
zenginleştirilerek “Anadolu Medeniyetleri Müzesi” olmuştur. Anadolu’nun muhtelif
bölgelerindeki kazılarda ele geçen eserler burada sergilenmektedir.
Kurşunlu Han ve Mahmud Paşa Bedesteni tamir edilerek müze haline getirilmiştir.
Alacahöyük, Kargamış, Aslantepe ve Sakargözü kabartmaları bulunmaktadır. Yontma
taş ve cilalı taş devrine ait eserler de bulunmaktadır.
Etnoğrafya Müzesi: 1928’de kurulmuştur. Atatürk’ün naşı 1938’den 1953’e kadar 15
sene burada kalmıştır. Bu müze, Türk-İslam eserleri bakımından çok zengindir.
İşlemeler, dokumalar, altın ve gümüş işlemeli elbiseler, 17. asırda Ankara
evlerinin döşenmiş hali, Selçuklu ve Osmanlı ahşap işçiliği, folklor, tarihi
zengin kolleksiyonlar, bakır eşyalar, Türk yazı san’atına ait eserler, tarikat
mensuplarına ait eşyalar bu müzeyi süslemektedir.
Diğer müzeler: Ankara müzeler bakımından çok zengindir. Devlet Demiryolları
Müzesi, Sağlık Müzesi, Hayvanat Müzesi, Tabiat Tarihi Müzesi, bu müzelerden
bazılarıdır.
Anıtlar: Ulus Mdanında Zafer Anıtı, Etnografya Müzesi ve Orduevi önünde Atatürk
Anıtları, Yenişehir’de Güvenlik Anıtı ve Polatlı’da Sakarya Şehidleri Abidesi
başlıcalarıdır.
Milli Kütüphane:Türkiye’nin en büyük ve en modern kütüphanesidir. Çok değerli
eski eserler vardır. Nükleer saldırı dahil her türlü tehlikeye karşı
korunabilecek şekilde inşa edilmiştir. Birbirinden değerli el yazma eser özel
kasalarda saklıdır. Dünyaada tek nüshası bulunan Muradname buradadır.
Augustus Tapınağı: Tapınak iki bölümdür: Birinci bölüm, Frigyalılar zamanında
“Men” adına M.Ö. 2. asırda yapılmıştır. İkinci bölüm; Galat Kralı Pylamenes
tarafından M.S. 10. yılda Roma İmparatoru Augustus adına yapılmıştır. İlk
yapıldığında 4 duvardan ibaretti. Sonradan çevresi sütunlarla kuşatıldı.
Manisa’daki Artimes Tapınağına benzer. Kitabede, Augustus'un 57 senelik iktidarı
anlatılır. Bu tapınak, Hacı Bayram Camii'ne bitişiktir. Osmanlılar devrinde
burası medrese olarak kullanıldı.
Tulianus Sütunu: M.S. 4. asırda dikilmiştir. Ulus semtinde Hükumet
Meydanındadır.
Roma Hamamı: M.S. 3. asırda Roma İmparatoru Caracalla tarafından yaptırılmış
olup, 500 sene hamam olarak kullanılmış ve M.S. 8. asırda yangın neticesi
yıkılmıştır. Çankırı Caddesi üzerindedir. Hamamda pek çok eski para bulunmuştur.
Soğuk ve sıcak olarak iki kısımdır.
Gordion: Polatlı yakınında, Yassıhöyük köyündedir. M.Ö. 8. asırda Frigya’nın
başkenti olmuştur. Hitit, Asur ve Frigya devrinin önemli bir şehri idi. 1950
senesinde yapılan kazılarda Frigyalılara ait saray, Hitit mezarlığı ve Midas’ın
mezarı bulundu. Midas, eşek kulaklı olarak tasvir edilmiştir. Frigya krallığına
son veren Kimmerler ile Perslerden şehri alan Galatlar (M.Ö. 278) bu şehri yakıp
yıktılar. Efsaneye göre bu şehrin Zeus tapınağında çözülmesi zor bir düğüm
vardı. M.Ö. 33’te Makedonya Kralı İskender, bu düğümü kılıcı ile keserek çözdü.
Efsaneye göre bu düğümü çözen Asya’ya hakim olacaktı.
Elmadağ: Ankara'ya 25 km uzaklıkta bulunan ve kışın devamlı karla örtülü olan
Elmadağ’daki “Elmadağ Dağ Evi” ve “Elmadağ Kayak Merkezi” kışın Ankaralıların en
çok uğradığı yerlerden biridir. Burada kış sporları çok yapılır.
Kızılcahamam: Selçuklu mimarisinin hususiyetlerini taşıyan hamamları vardır. Çam
ormanları ile çevrili vadi, memba suları ile yazın ideal bir dinlenme yeridir.
Kaplıcaları romatizma, nevralji, nefrit ve kadın hastalıklarına iyi gelir.
İçmeleri ise mide, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarına şifalıdır. Maden
suyu meşhurdur.
Haymana, mağara ve kaplıcaları: Turistlerin gezdiği yerler arasındadır.
Kaplıcaları, çocuk felcine, kadın hastalıklarına, romatizma ve nefrite iyi
gelir. İçmeleri ise idrar yolu hastalıklarına faydalıdır.
Atatürk Orman Çiftliği: Yüzme havuzu, hayvanat bahçesi ve çeşitli tesisleri ile
bir gezinti mahallidir.
Gençlik Parkı: Şehir merkezinde bulunmaktadır. Çay bahçeleri, gazinoları,
havuzu, lunaparkı ve diğer eğlence yerleri ile Ankaralılar için ideal bir
dinlenme merkezidir.
Gezilecek turistik yerler: Çubuk Barajı, Gölbaşı, Karagöl, Söğütözü, Ayaş Beli,
Dikmen (Çuldağ), Beyman Ormanları, Sarıyar barajı, Soğuksu, Beypazarı Tekedağı,
Karagöl ormanı, Deliktaş ormanı, Milli Park, Çamkoru önemli turistik yerlerdir.
Kaplıcaları: Ayaş kaplıcası romatizma, nevralji, kadın hastalıkları ile kırık ve
çıkıklara iyi gelir. Ayaş İçmesi ise safra taşı ve böbrek kumları olan hastalar
için istifadelidir. Karakaya Kaplıcaları romatizma, nefrit, kadın hastalıkları,
çocuk felcine şifalıdır. Karakaya İçmesi mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
Beypazarı Kaplıca ve İçmeleri de çok faydalıdır.
|

Seğmen Otel
Misafirperverlik anlayış ve tüm konuklarımızın rahatı ve huzuru içindir.
Ankara Kavaklıdere
(+90 312) 417 53 74

Hotel Keykan
Meclis Binasına, Bakanlıklar ve en iyi bilinen alışveriş mağazalarına yürüme mesafesindedir.
Ankara Kızılay
(+90 312) 231 80 70

Hotel Evkuran
En lüks mekan , insanların mutlu olduğu mekandır
Ankara Kızılay
(+90 312) 435 51 10

Hotel 2000 Anittepe
Ankara’nın merkezinde devlet dairelerinin, iş, eğlence ve kültür merkezlerinin tam ortasında metroya ise sadece iki dakika uzaklıktadır
Ankara Maltepe
(+90 312) 231 71 72

Ankara Plaza Otel
Ankara Plaza Hotel 92 modern ve konforlu odası ile siz değerli misafirlerimizin hizmetindedir.
Ankara Kavaklıdere
(+90 312) 419 0 400

Otel Tunalı
Bir aile işletmesi olarak hizmet vermekte olan otelimize; müşteri olarak gelir ve bir dost olarak ayrılırsınız.
Ankara Kavaklıdere
(+90 312) 467 44 40

Neva Palas
Ayrıcalığı detaylarda yaşamak isteyenlerin mekanı
Ankara Küçükesat
(+90 312) 419 58 88

Gazi Park Otel
Misafirlerine konforlu ve huzurlu bir ortamda üstün kalite-uygun fiyat avantajı ile konaklama fırsatı sunuyor
Ankara Söğütözü
(+90 312) 215 66 66

Ulaşan Hotel
Panoramik göl manzaralı, dinlendirici atmosferiyle gün boyu konuklarımızın hizmetindedir.
Ankara Gölbaşı
(+90 312) 484 58 58

Hotel Midi
Rahat ve sıcak bir yuva , amaca yönelik detaylar ise sizlerin beklentilerini karşılayacaktır.
Ankara Çankaya
(+90 312) 409 64 34
|
|